Nedir?

Medeniyetler Çatışması Nedir?

Medeniyetler Çatışması, 1990'larda farklı kültür fikirlerinin neden olduğu dünya savaşları konusunda uyarılan tartışmalı bir teoriydi.

Dünyanın tarihi, iç ve dış çatışmalarla doludur. Ancak, bu savaşların her birine “medeniyet çatışması” denilemezdi. Medeniyet Çatışması, Amerikan siyaset bilimcisi Samuel Huntington tarafından yazılmış bir 1996 kitabıydı. Kısaca, kitap, Soğuk Savaş sonrası dünyadaki farklı gruplar arasındaki çatışmaların temel başlangıç ​​noktası olan dini ve kültürel farklılıkların olacağını belirtmektedir . Kitap, İslam aşırılığını özellikle dünyanın barışı için en büyük tehdit olarak suçlamaktadır.

Bu teori, başlangıcından bu yana çok tartışmalı olmuştur. Teorinin bir taslağı ve ana eleştirileri aşağıda yer almaktadır.

Medeniyet Nedir?

Dünyanın dört bir yanında birçok medeniyet çeşidi vardır, ancak “batı” kültürü ve İslam kültürü dünyanın en kapsamlı iki parçası olarak öne çıkmıştır. Genel olarak, Batı dünyası, Avrupalıların geçmişte Kanada, Avustralya ve Amerika gibi yerleşmiş olduğu Avrupa ve diğer yerlerden oluşurken, İslam dünyası esas olarak Kuzey Afrika ve Orta Doğu’da yoğunlaşmıştır. Huntington kitabında bu iki dünyaya büyük ilgi göstermiş ve bunların ikisinin dünyadaki çatışmalara nasıl yol açabileceğini açıklayan kapsamlı bir biçimde tanımlamıştır.

Medeniyetler Neden Çarpışıyor?

Samuel Huntington, birbiriyle çatışmaya mahkum olan hem İslami hem de Hıristiyan (batı) kültürünün yönleri olduğuna inanıyordu. Bu, özellikle dinlerin “ya hep ya hiç” niteliği nedeniyle, takipçiler yalnızca inançlarının doğru olduğuna ve hatta şiddete dönüşebilecek eylemleri haklı çıkarmak için kullandıklarına inanıyorlardı.

Huntington ayrıca medeniyetlerin çatıştığına inanıyordu, çünkü onlar birbirlerinden dil, gelenek, kültür, tarih ve din ile ayrıldılar. Hıristiyanlıkla İslam arasındaki çatışmayla ilgili olarak Huntington, çatışmanın kaçınılmaz olduğunu vurguladı; çünkü iki ana din (İslam ve Hristiyanlık), dünyada sadece “gerçek din” oldukları iddiasını sürdürüyorlar. Buna ek olarak, Huntington, dünyanın küreselleşmesiyle küçülürken, dünyanın her yerindeki etkileşimlerin arttığını, Huntington’un “medeniyet bilinci” olarak adlandırdığı şeyi yoğunlaştırdığını, medeniyet içindeki ortaklıklar ve uygarlıklar arasındaki farklılıkların bilincinde olduğunu iddia etmiştir.

Medeniyetler Çatışması Nasıl Önlenebilir?

Samuel Huntington, batılı olmayan uygarlığın batı bölgelerindeki ülkelere yanıt olarak kullanabileceği üç tür genel eylem önerdi. Birincisi, Batılı olmayan ülkelerin değerlerini koruyabilmeleri ve kendilerini batının işgalinden koruyabilmeleri için izolasyon elde etmeye çalışabilmeleridir. İkincisi, batılı olmayan ülkeler batı değerlerini kabul edip, bir parçası olabilirler.

Ek olarak, ekonomik bir dönüşümle, batı dünyasının dışındaki ülkeler batı iktidarını dengelemeye çalışabilirler. Hala değerlerini korurken, diğer batılı olmayan ülkelerle askeri güç ve ekonomik işbirliği yapmak için işbirliği yapabilirler. Huntington, batılı olmayan medeniyetlerin gücünü biriktirmenin ve onları bir araya getirmenin, batının, diğer medeniyetlerin ardındaki kültürün temelleri hakkında daha iyi bir know-how’ı geliştirmeye ittiğine inanıyordu. Bu bağlamda, Batı medeniyeti, farklı medeniyetlerin bir araya gelip gelecek dünyayı şekillendirmek için bir araya gelebileceği için “evrensel” olarak kabul edilmeyecektir.

Medeniyetler Çatışmasının Eleştirisi

Medeniyetler çatışması pek çok eleştiri aldı. Uygarlığın çatışmasının farklı kişiler tarafından ihbar edilmesi üç alt başlık altında örgütlenebilir: etik, metodolojik ve epistemolojik eleştiriler.

Epistemolojik Eleştiri

Bu eleştiri, medeniyetlerin çatışmasını elitist, realist ve oryantalist bakış açısından kınamaktadır. Bu eleştiri, medeniyetler arasındaki savaşın sürmekte olan olası ihtimalinin, politik gerçekçiliğe gömülü bir korku olduğunu söylediği varsayımına dayanıyor.

Eleştirmen ayrıca, “onlar” ve “biz” dilinin, Huntington tezi içinde nasıl kök saldığını ve önyargıya kapı açabilen bir ötekilik duygusu yarattığını da işaret etmektedir.

Metodolojik Eleştiri

Bu eleştiri, Huntington’un, İslam dünyasının yanı sıra iç dünya dinamiklerini ve sayısız karmaşıklığını da dikkate almayı ihmal ettiğini belirtmektedir. Bu eleştiri, uygarlıklar teorisinin çatışmasının aşırı genelleme olduğunu ve seçici olduğunu belirtmektedir.

Etik Eleştiri

Etik eleştiri, tüm tezin ahlaki önemini reddeder. Uygarlığın çatışmasının, belirli bir ilgiye yardım eden ve dünya çatışmalarını tahmin etmede yardımcı olmayan bir karar tezi olduğunu iddia ediyor.

Bir Yorum!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.