İslam

Deizm Gevezeliği, Maturudilik, Arı Müslümanlık

CİNSEL TECAVÜZ, DEİZM GEVEZELİĞİ VE ARI MÜSLÜMANLIK - Nurullah Çetin

Son günlerde gençlerin hatta İmam-Hatip Lisesi öğrencilerinin deist olduğu yolunda haberler yayılmaya başladı. İzliyorum, dönem dönem kasıtlı olarak, bir amaca dönük şekilde, iyi planlanmış bir proje olarak İslam’a kalleşçe saldırılar düzenleniyor. Bir dönem bazı Kur’an kurslarında ve muhafazakâr yurtlarda erkek çocuklara hocaların ve idarecilerin tecavüzleri haberleri yayıldı. Bir süre o kampanya yürütüldü.

Şimdi de deizm yaygarası koparılıyor. Bütün bunlar kendiliğinden gelişen normal olaylar değil. Bunlar İsraillilerin Türkiye’deki akrabaları ve Amerika merkezli Haçlı Siyonist odaklar tarafından tamamen bilinçli bir projenin bölümleridir. İşin esası İslam düşmanlığıdır.

Bu iki kampanyanın tahliline gelelim:

1.Kur’an kurslarında ve bazı muhafazakâr yurtlarda erkek çocuklara cinsel tecavüz olayları: Ben bugünkü İslam eğitim ve öğretim kurumlarını, cemaat ve tarikat yapılarını hiçbir zaman onaylamadım ve ilkel bulurum. Burada onları savunma durumunda değilim. Bu ayrı bir durum. Öte yandan İslam eğitimi, öğretimi ve uygulaması yapılan kurumlarda da çocuklara cinsel tecavüz olayları tek tük de olsa olur. Bu tür iğrenç hadiselerin önlemi alınmalı, ciddiyetle takip edilmeli, gerekli cezalar en ağır şekilde verilmelidir.

Dünyanın her ülkesinde ve tarihin her zaman diliminde buna benzer tek tük münferit olaylar olmuştur, oluyor ve olacaktır. Batı basınını dikkatle takip edin, hatta Google‘dan bazı ilgili kelimeleri girin, arayın, kiliselerde, okullarda, iş yerlerinde hatta aile içinde binlerce sapık tecavüz olaylarını görürsünüz.

Komünist hücrelerinde, PKK kamplarında, büyük holding bürolarında, kamu kurumlarında, dağda bayırda, köyde kentte buna benzer olaylar her zaman olmuştur, olacaktır.
Ancak bu hadiseler başka, İslam başkadır. Üç beş örnek olaydan hareketle genelleme yapılarak İslam suçlanamaz. Zira bu tür olayları şiddetle reddeden ve en ağır şekilde cezalandıracağını vaat eden din İslam’dır.

Eğer bütün Müslümanlar, çocuklara tecavüz eden sapıklar topluluğu, her Müslüman potansiyel bir tecavüzcü olarak gösteriliyorsa, bu İslam düşmanlarının bir tezgâhıdır. Bu tezgâh Türkiye’de son zamanlarda yoğun olarak kampanyaya dönüştürüldü.

Çok az da olsa tecavüz hadiselerinin olduğu doğrudur. Ama çocuklara cinsel tecavüz, İslam’ın emri değildir. Tam tersine çok büyük günah saydığı iğrenç bir eylemdir. Bu işi yapanlar da İslam adına yapmıyorlar. Tamamen hastalık, sapkınlık ve azgınlıktan yapıyorlar. Bu tür hasta ruhlu azgınlarla sonuna kadar mücadele edilmeli ama bunlardan hareketle İslam düşmanlığına da kesinlikle zemin hazırlanmasına müsaade edilmemelidir.

2.Gençlerin deist olduğu yolundaki haberler: Bugün sokağa çıkılsa rastgele gençlere sorulsa büyük çoğunluğu, bu terimin anlamını bile bilmez. Sen ne diyorsun diye ters ters bakarlar. Eğer bir yaratıcının varlığına inanıyor, ama Kur’an’ı, peygamberi, melekleri, peygamberleri, ahireti, kaderi kabul etmiyor ya da İslamî ibadetleri yapmıyor anlamında bir deizmden söz ediliyorsa bu konu da bugünün meselesi değildir. Tarihin her döneminde böyle düşünen ve yaşayan insanlar olmuştur, olacaktır.

Ama yine bana göre üç beş örneği geçmeyen bu durumu genelleyerek toptancı bir yaklaşımla bütün gençler böyledir demek, kasıtlı bir projeyi devreye sokmaktır. Bu kampanyanın amacı deizmi yaymak, hatta ateizmi yaymak, bunları gençler arasında modaya dönüştürmek ve buradan hareketle İslam‘ı itibarsızlaştırmaktır.

Bugün sayıları az da olsa bazı gençlerin deist ya da ateist oldukları doğrudur. Bunun da bazı sebepleri vardır. Bunlar:

1. Cahil ve kaba Müslümanların İslam’ı yanlış temsil etmeleri. Zır cahil bazı aşırı dindar görünen yontulmamış kalaslar, gençlerde İslam dışı bazı yanlış uygulamalar gördüklerinde öyle saldırıyorlar ki bir dövmedikleri kalıyor, bazen onu da yapıyorlar. Tanıştığım bazı ateistler, çocukken Kur’an öğrenmeye cami ya da kurslara gittiklerinde hanzo tipli, hoca kılıklı mendeburların kendilerine çok kötü muamele ettiğini, ağır hakaretlere; hatta dayağa maruz kaldıklarını; bu yüzden dinden uzaklaştıklarını söylediler.

2. Mevcut cemaat ve tarikatlerin çok büyük çoğunluğunun yine çarpık bir İslam temsili. Bu cemaat ve tarikat adlı gâvur projesi yapıların İslam’la alakası olmayan çarpık çurpuk sözleri, telkinleri, eylemleri ve dayatmaları gençleri İslam’dan soğutmaktadır. Zira bu cemaat ve tarikat yuvaları, Haçlı Siyonist odaklar tarafından İslam’ı içten çökertmek için bilinçli olarak üretilmiş ve desteklenmekte olan odaklardır.

3. İslamcılık adına siyaset yapanların İslam dışı hatta İslam’ın şiddetle reddettiği haksız kazançları, devlet millet parasını kılıfına uydurarak soymaları, yönetimdeki adaletsizlikleri ve haksızlıkları, İslam yaşama biçimine uymayan davranışları, haram paralarla elde ettikleri lüks yaşantıları şımarıkça sergilemeleri de gençleri “İslam buysa biz uzak duralım” noktasına getirmiştir.

4. Televizyon dizileri, internet, eğlence hayatı, gösterişe dayalı lüks yaşantılar, israf, tüketim, salt dünyacı bir hayat özlemi de bazı gençleri deizme sürüklemiş olabilir.

5. Ayrıca hepimiz genç olduk. İnsanlar gençlik yıllarında her şeyi merak ederler ve sorgularlar. Din ve inanç da sorgulanır. Tereddütler, şüpheler olur. Merak doğar. Bu süreci biz de yaşadık. Bırakalım gençler sorgulasın, eleştirsin, hakikati, saf İslam imanını bilgisine ve bilincine vararak kavrasın. Yeter ki gerçek İslam âlimleri, gerçek ilahiyat hocaları gençlere doğru İslam’ı en uygun şekilde anlatsınlar.

Ancak bütün bunlara rağmen Türk gençliği, çok büyük çoğunluğu itibariyle, siyasal İslamcılardan, cemaat ve tarikatlardan, cahil cühela, kaba saba hocalardan ayrı ve bağımsız olarak Kur’an ve Hz.Muhammed merkezli saf, temiz, mükemmel, tek hak din olan İslam’ı araştırıyorlar, öğreniyorlar ve bu bağlamda arı Müslümanlık eğilimi hızla yükseliyor.

Cinsel tecavüz ve deizm yaygaralarının temelinde Türk gençliğinin yükselen arı Müslümanlık eğiliminden duyulan rahatsızlık vardır. Yani anlayacağınız Habil ve Kabil zamanından beri süregelen Hak ve batıl, iman ve küfür mücadelesi devam ediyor.

Biz İmam Maturidi düşüncesi ve Ahmet Yesevi uygulamasına bağlı arı Türk Müslümanlığına daha çok ağırlık vererek, bu saf ve temiz Türk Müslümanlığını daha çok yayarak üç beş deist gencimizi de kurtaracağız inşallah. Türk Müslümanlığı derken ayrı bir Türk dininden bahsetmiyoruz. İslam’ın en iyi, en doğru yorumunun ve uygulamasının kadim Türk âlimleri tarafından ortaya konduğunu iddia ediyoruz.

Sinsi İslam düşmanı İsraillilerin Türkiye’deki akrabalarının fitne fesadına, şeytanca propagandalarına kanmayalım. Sağlam duralım. Allah arı Müslümanların yardımcısıdır.(06.04.2018)

Nurullah Çetin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.