Tarihi Bilgiler

Avarlar

Doğu Avrupa’daki Türk Devletleri ve Boyları.

Avarlar’ın aslı milâttan sonra 350’li yıllara kadar gitmektedir. Bu tarihte Uar-Hunlar’ın bir kolu Tohâristan, Tanrıdağları, Kuşan bölgesini, Mâverâünnehir’i ve Soğdiana’yı ele geçirerek Akhun (Eftalit) Devleti’ni kurmuştu. Bu devlet 557 yılına kadar yaşadı. Uar-Hunlar’ın kuzey kolu Göktürkler karşısında tutunamayınca önce Kafkaslar’a, ardından Karadeniz’in kuzeyine, nihayet Orta Avrupa’ya ulaştılar.

Bunların Moğolistan’ın doğusunda ortaya çıkan ve büyük bir devlet kuran Juan-juanlar’la ilgisi yoktur. Aslında Apar adı altında bu boy Kültigin yazıtında bir yerde geçmektedir. 572’de Mukan Kağan öldüğünde onun cenazesine katılanlar arasında Avarlar da vardı. Bizans ve Slav kaynaklarında Abar, Avar, Abari gibi isimler verilen boyun 557 yıllarında Sabarlar’ı yenip Bizans sınırı Azak kıyılarına geldiği görülmektedir.

Kafkasya’ya geldiklerinde Alanlar’ı kendilerine bağlayan Avarlar, 558’de Bizans’a elçiler göndererek topraklarında yerleşmek için bir bölge talep ettiler. Ayrıca Bizans sınırlarını koruma ve karşılığında bir miktar vergi alma teklifinde bulundular. O sırada Balkanlar’da Ogurlar’la uğraşan İmparator Iustinianos teklifi kabul edip onlarla bir anlaşma yaptı.

Bunun üzerine Avarlar, Karadeniz kıyısında ve Kafkasya’daki Sabarlar, On Ogurlar ile bir Slav kabilesi olan Andlar’ı mağlûp ederek sınırlarını Aşağı Tuna’ya kadar genişlettiler. Volga ile Tuna arasındaki Türk boyları da Avarlar’ın hâkimiyetini tanımıştı. Karpatlar’a kadar ilerleyen Avarlar, Tuna’nın batısındaki Longobardlar’la anlaşıp Doğu Macaristan’da Gepidler’i itaat altına aldılar.

568’den itibaren Longobardlar’ın Kuzey İtalya’ya göçmesiyle Macaristan toprakları Avarlar’a kaldı. Böylece Avarlar imparatorluklarını Orta Avrupa’da iyice güçlendirmiş oldular. Batıda Franklar’ı yendikten sonra güneyde bugünkü Belgrad ve Eszek gibi Bizans’ın önemli sınır şehir kalelerini ele geçirdiler. Avarlar’ın en güçlü dönemi Bayan Kağan zamanıdır.

Bayan, devlet merkezini Tuna ile Tisa nehirleri arasında stratejik bakımdan önemli mevkiye naklederken sınırları Dinyeper’den Elbe’ye, Adriyatik’ten Kuzey denizi sahillerine kadar genişletti. 565 yılında Bizans’ta çıkan karışıklıklardan faydalanan Avarlar onlardan büyük paralar aldıkları gibi Karadeniz kıyısındaki kaleleri kuşatıp bölgeden topladıkları esirleri Batı Roma İmparatorluğu’nun boş arazilerine yerleştirdiler. Trakya ve Makedonya’daki Avarlar, Selânik kapılarına dayanıp şehri kuşattıklarında İran savaşlarından dönen Bizans orduları karşı hücuma geçince geri çekildiler.

Tisa nehrine kadar takip edilen Avarlar’ın imdadına Bizans ordusunda patlak veren Fokas isyanı yetişti (602). Avarlar, Bizans’a karşı Longobardlar’la birlikte hareket ettiler ve 616’dan sonra İtalya’ya akınlar yaptılar. Ayrıca Slav ve Bulgarlar’dan oluşan kuvvetlerle Dalmaçya, Orta Yunanistan ve Peloponnes’e kadar girdiler; Bizans İmparatoru Herakleios büyük paralar karşılığında barış yaparak Selânik’i kurtardı (619).

626 yılında Sâsânîler’le ortaklaşa gerçekleştirilen İstanbul kuşatmasında Bizans çok zor anlar yaşadı. Herakleios, Hazarlar’dan yardım istemek için Doğu Karadeniz bölgesinde iken İran ordusu Anadolu’dan geçip Boğaziçi’ne kadar ulaştı. Diğer taraftan Bulgar ve Slav birlikleriyle takviye edilen Avar ordusu Balkanlar ve Trakya’dan geçip Bizans surları önüne geldi. İki ateş arasında kalan Bizans çaresizlik ve ümitsizlik içinde iken Avarlar’ın emrindeki Slavlar, Bizans’ın kışkırtmasıyla onlara karşı isyan etti. Donanmanın bulunmayışı sebebiyle muhasaradan bir netice alınamadan geri dönüldü. Tehlikeyi atlatan

Bizans’ta o gün bayram ilân edildi ve yüzyıllarca kurtuluş günü olarak kutlandı. Bu durum Avarlar’ın nüfuz kaybetmesine yol açtı. Nitekim Alpler ile Dalmaçya’daki Slavlar’ın ve 630’da güvenilir müttefikleri Bulgarlar’ın isyanları Avarlar’ı zor durumda bıraktı. Bunlara Avar kağanının zamansız ölümü eklenince durum iyice karıştı. Bulgarlar kağanlık makamı üzerinde hak iddia ettiklerinde isyan bastırıldı; fakat

On Ogur Bulgarları bağımsızlıklarını ilân ederek Dinyester ırmağının doğu kısımlarını ele geçirdiler. Tuna Sava bölgesiyle kuzey kısımları Slavlar’da kalınca Orta Macaristan topraklarına sıkışıp kalan Avarlar her geçen gün biraz daha zayıfladılar. 791 yılından itibaren yaklaşık on beş yıl Frank İmparatoru Büyük Charles’ın din savaşlarına direnen devlet 805’te parçalanarak dağıldı. Avarlar kısa zamanda Hıristiyanlaşıp dillerini kaybederek kalabalık kitleler içerisinde eridi.

Ahmet Taşağıl

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.